Sınava Hazırlıkta Çok Kaynak Kullanmak Faydalı mı?

Özet
:
Sınava hazırlıkta çok kaynak kullanmak tek başına faydalı veya zararlı olarak değerlendirilmemelidir. Asıl belirleyici olan kaynakların sayısından ziyade nasıl seçildiği, hangi sırayla kullanıldığı ve elde edilen sonuçların nasıl analiz edildiğidir.

Sınava hazırlık sürecinde öğrencilerin sık karşılaştığı sorulardan biri, kaç farklı kaynaktan çalışılması gerektiğidir. Bir konuyu öğrenmek için tek bir kitap yeterli midir, yoksa farklı yayınlardan mümkün olduğunca fazla soru çözmek mi gerekir? Özellikle sınav tarihi yaklaştıkça kaynak sayısını artırmanın daha yoğun bir çalışma anlamına geldiği düşünülebilir. Ancak çok sayıda kaynağa sahip olmak ile bu kaynakları verimli kullanmak aynı şey değildir. Bir öğrencinin masasının üzerinde beş farklı soru bankasının bulunması, o öğrencinin beş kat daha fazla öğrenme gerçekleştirdiği anlamına gelmez. Aksine kaynakların tamamını yetiştirme düşüncesi zaman baskısı oluşturabilir, konu tekrarlarını ikinci plana itebilir ve öğrencinin hangi kaynaktan ilerlemesi gerektiği konusunda kararsız kalmasına neden olabilir. Bu nedenle sınava hazırlıkta kaynak seçimi yapılırken öncelikle nicelikten çok ihtiyaçlara odaklanılmalıdır. Öğrencinin seviyesi, hedefi, mevcut konu eksikleri, soru çözme alışkanlığı ve sınava kalan süre birlikte değerlendirilmelidir. Asıl sorulması gereken “Kaç kaynak bitirmeliyim?” değil, “Elimdeki kaynaklardan ne kadar verimli yararlanabiliyorum?” olmalıdır.

Çok kaynak kullanımının bazı durumlarda önemli avantajları bulunabilir. Farklı kaynaklarda aynı konunun farklı soru biçimleriyle ele alınması, öğrencinin soru çeşitliliğiyle karşılaşmasına imkan tanıyabilir. Özellikle temel konular öğrenildikten sonra farklı tarzlarda hazırlanmış soruların incelenmesi, tek bir soru kalıbına alışmanın önüne geçebilir. Bununla birlikte her kaynağın aynı amaçla kullanılması gerekli değildir. Bir kaynak konu öğrenme ve temel soru pratiği için tercih edilirken başka bir kaynak daha seçici soruların çözümü için kullanılabilir. Böylece kaynaklar arasında bir görev dağılımı oluşturulabilir. Örneğin önce konu eksikliği giderilmeli, ardından temel düzey sorularla öğrenme kontrol edilmeli, daha sonra farklı soru tipleri üzerinde çalışılmalıdır. Öğrencinin çözemediği soruların yalnızca cevaplarına bakmak yerine neden çözülemediği araştırılmalıdır. “Bu soruyu başka bir kaynaktan da çözebilir miydim?” sorusundan önce “Bu soruda hangi bilgi veya beceriyi kullanmam gerekiyordu?” sorusu sorulmalıdır. Böyle bir yaklaşım, kaynak sayısını artırmadan da çalışma verimini yükseltmeye imkan tanıyabilir.

LGS hazırlığında kaynak seçimi özellikle dikkatli yapılmalıdır; çünkü öğrencinin aynı anda okul dersleri, ödevler, denemeler ve farklı çalışma programlarını takip etmesi gerekebilir. Bu yoğunluk içerisinde çok sayıda soru bankasına yönelmek, öğrencinin bir konuyu farklı kaynaklarda tekrar tekrar çözmesine rağmen diğer konulara yeterince zaman ayıramamasına neden olabilir. Örneğin Türkçe dersinde paragraf sorularına yönelik birkaç farklı kaynağın tamamını bitirmeye çalışmak yerine, öğrencinin hangi soru türlerinde zorlandığı belirlenebilir ve kaynak seçimi buna göre sınırlandırılabilir. Bu noktada Ankara LGS özel ders gibi destek seçenekleri değerlendirilirken kaynak sayısından çok, kaynakların öğrencinin seviyesine ve çalışma planına nasıl yerleştirildiğine özen gösterilmelidir. Çünkü aynı kaynak her öğrenci için aynı işlevi taşımayabilir. Bir öğrenci için temel düzey bir soru bankası yeterli bir başlangıç oluştururken başka bir öğrenci için daha farklı soru biçimlerine ihtiyaç duyulabilir. Dolayısıyla kaynak seçiminde öğrencinin mevcut performansı gözlemlenmeli ve gerektiğinde kullanılan materyaller yeniden düzenlenmelidir.

Çok kaynak kullanmanın dezavantajlarından biri de tamamlanmamış işler hissinin artmasıdır. Bir öğrenci aynı anda üç veya dört soru bankasından ilerlediğinde her kitabın belli bir bölümünün çözülmemiş olması zamanla motivasyon üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle “Hepsini bitirmeliyim.” düşüncesi, öğrenme hedefinin önüne geçtiğinde kaynak bir araç olmaktan çıkıp başlı başına bir hedef hâline gelebilir. Oysa sınav hazırlığında bir kitabın kapağını kapatmak ile o kitaptan öğrenme sağlamak arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Çözülemeyen soruların işaretlenmesi, yanlışların analiz edilmesi ve belirli aralıklarla yeniden değerlendirilmesi daha anlamlı bir takip sistemi oluşturabilir. Bir kaynak tamamen bitirilmeden diğerine geçilmesi gerekiyorsa bunun nedeni açıkça belirlenmelidir. Konu düzeyi yetersiz olabilir, soru çeşitliliği ihtiyacı ortaya çıkabilir veya mevcut kaynak öğrencinin seviyesine uygun olmayabilir. Bu kararlar rastgele değil, öğrencinin performansından elde edilen verilere göre alınmalıdır.

TYT ve AYT gibi kapsamı geniş sınavlarda ise kaynak kullanımının planlanması daha fazla önem kazanabilir. Bir öğrencinin matematik, Türkçe, sosyal bilimler ve fen bilimleri gibi farklı alanlarda aynı anda çok sayıda kaynağı takip etmesi, günlük çalışma süresinin parçalanmasına neden olabilir. Özellikle TYT Türkçe açısından birden fazla paragraf kitabının aynı dönemde kullanılmasından önce mevcut kaynaktaki yanlışların ve boşların ne ölçüde analiz edildiği kontrol edilmelidir. Çünkü çözülen soru sayısı artarken hataların nedeni anlaşılmıyorsa yeni kaynakların eklenmesi beklenen katkıyı sağlamayabilir. Deneme sınavları da kaynak seçimi açısından önemli bir ölçüt olarak değerlendirilmelidir. Belirli soru türlerinde sürekli hata görülüyorsa o alana yönelik ek materyal kullanılabilir; ancak öğrencinin güçlü olduğu konularda gereksiz kaynak birikiminden kaçınılmalıdır. Böylece çalışma süresi daha kontrollü biçimde dağıtılabilir ve kaynakların her biri belirli bir amaca hizmet edecek şekilde konumlandırılabilir.

Sonuç olarak sınava hazırlıkta çok kaynak kullanmak tek başına faydalı veya zararlı olarak değerlendirilmemelidir. Asıl belirleyici olan kaynakların sayısından ziyade nasıl seçildiği, hangi sırayla kullanıldığı ve elde edilen sonuçların nasıl analiz edildiğidir. Öğrencinin seviyesine uygun bir ana kaynak belirlenmesi, ardından ihtiyaç duyulan alanlarda tamamlayıcı kaynaklara başvurulması daha kontrollü bir yöntem olabilir. Özellikle sınava kalan süre azaldıkça yeni kaynak eklemek yerine mevcut kaynaklardaki eksiklerin tamamlanmasına ve yanlışların yeniden değerlendirilmesine öncelik verilmesi düşünülebilir. Akademik destek kapsamında Ankara TYT özel ders gibi seçenekler gündeme geldiğinde de öncelikle öğrencinin kaynak kullanım alışkanlığı, deneme sonuçları ve konu eksikleri göz önünde bulundurulmalıdır. Burada amaç mümkün olduğunca fazla kitap bitirmek değil, kullanılan her materyalin öğrenme sürecine anlamlı bir katkı sunmasını sağlamaya çalışmaktır. Peki, bir öğrencinin gerçekten ihtiyacı olan şey yeni bir soru bankası mı, yoksa daha önce çözdüğü soruların neden yanlış olduğunu anlayabileceği daha düzenli bir analiz süreci mi? Bu soruya verilecek yanıt, kaynak sayısından çok daha sağlıklı bir çalışma planının başlangıç noktası olabilir.

Resim
X